Acar: Karaköprü'deki Hastane Alanlarının İmara Açılması Kabul Edilemez
TMMOB Şehir Plancıları Odası Şanlıurfa İl Temsilcisi Selim Acar, Karaköprü İlçemiz Doğukent ve Batıkent Mahallerinde bulunan 153 dönümlük alanın yeniden imara açılmak istenmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
GÜNDEM
Yayın: 11 Nisan 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 11.04.2026 00:00:00
Editör -
C.Cahit Coşkun
Okuma Süresi: 3 dk.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Şanlıurfa İl Temsilcisi Selim Acar, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Bilindiği üzere Karaköprü İlçemiz Doğukent ve Batıkent Mahallerinde bulunan toplam 153 dekar alanda Hastane alanı, yol ve yeşil alandan oluşan iki taşınmaz, daha önce odamızın yürüttüğü iki ayrı hukuki süreç neticesinde; kamu yararı, imar kanunu ile şehircilik ilke ve esaslarına aykırı bulunarak Danıştay tarafından yapılan uygulamalara iki kere iptal kararı verilmiştir. Geldiğimiz noktada; bir şehrin donatı alanlarının o şehrin yaşayanlarına ait olduğunu teyit eden Danıştay’ın kesin kararının üzerinden beş ay gibi kısa bir süre geçmesine rağmen, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yapılan planlamayla Özelleştirme İdaresi tarafından şehrimizin geleceğini ilgilendiren donatı alanları konuta dönüştürülüp satılmak istenmektir.
Biz bu şehrin asli evlatları olarak şehrin kaynaklarının Şanlıurfa için harcanmasını, Şanlıurfa’ya hizmet etmesi gerektiğini düşünüyoruz. İmar planlarında var olan sosyal ve kentsel olanakların vatandaşlarımızın hizmetinde olması hem kanuni hem insani bir zorunluluktur. Bu mesele yalnızca bir imar uygulaması değildir! Bu mesele şehrimizin geleceğinin korunması meselesidir, kamu kaynaklarının kim için kullanılacağı meselesidir, bu mesele sürdürülebilir ve yaşanabilir bir şehircilik anlayışı meselesidir, en önemlisi bu mesele hukukun üstünlüğüne saygı meselesidir.
Danıştay’ın kesin ve açık kararlarına rağmen şehrimizin sağlık, yol ve yeşil alanlarını ortadan kaldırılmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. 300 bin nüfuslu bir ilçe de devlet teşekkülü bir hastane yokken hastane alanlarının konuta çevrilmesini kabul etmiyoruz. Bu şehir her geçen gün yoğunlaşmakta her geçen gün obezleşmektedir. Şehrimizin yoğunluk getirici plan kararlarını kaldıracak bir durumu kalmamıştır.
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın noktasından, milletin şifahane alanlarını satma noktasına gelinmesini anlamakta güçlük yaşıyoruz. İlimiz, ilçemiz, halkımız ve geleceğimiz için yapılan işlemin durdurulmasının elzemdir, bu şehrin bütün bileşenlerini bu usulsüz işlemler karşısında mücadelemize destek ve müdahil olmaya davet ediyoruz.
Yorumlar (0)

